sayfa içeriği
GÖZTEPE HAYATA DAİR HERŞEY
25 12 2009

BULAŞICI HASTALIKLAR VE KORUNMA YOLLARI

Mikroorganizma: Doğal olarak her yerde bulunabilen tek hücreli, karmaşık enzim yapısına sahip minicanlılardır. Her zaman hastalık yapmazlar hatta bazen yaşamsal öneme sahiptirler. Normal flora: İnsan vücudunda bulunan ve yer değiştirmedikçe hastalık yapmayan mikroorganizmalar topluluğuna denir. Patojen mikroorganizmalar: İnsan (veya hayvan, bitki) vücudunda istenmeyen etki oluşturan (hastalık yapan) mikroorganizmalardır. Bunlar virüs, mantar, bakteri, parazit olarak adlandırılırlar. Enfeksiyon: İnsan vücuduna giren mikroorganizmaların üreyip, çoğalarak vücutta istenmeyen etki ve belirtiler (hastalık) oluşturmasıdır.   Enfeksiyon zinciri: Mikroorganizmanın enfeksiyon oluşturabilmesi için belirli aşamalardan geçmesi gerekir, bu aşamalar zincirine denir. Bu aşamalar :   1- Enfeksiyon ajanı (etkeni): Bakteri, virüs, mantar, parazit olabilir. Enfeksiyon etkenin hastalık oluşturma potansiyeli aşağıdaki koşullara bağlıdır: * Mikroorganizmanın sayısına, * Mikroorganizmanın virulansına (hastalık yapma kabiliyetine), * Bireyin vücut direncine   2- Rezervuar (Enfeksiyonun kaynağı): Mikroorganizmaların doğal olarak yaşayıp üredikleri ortamdır. İnsan, hayvan, cansız nesneler (su, toprak) olabilir.   3- Çıkış kapısı: İnsanlarda; solunum sistemi, boşaltım sistemi, sindirim sistemi ve deri bütünlüğünün bozulduğu yerlerdir. Örneğin: mikroorganizma balgam, tükürük, dışkı, idrar, kan vs ile  vücut dışına çıkar.   4- Kaynaktan çıkış (Yayılma yolları): Çeşitli araçlarla mikroorganizmalar bir yerden başka  yere taşınırlar bunlar bulaşmış (kontamine) besinler, su veya cansız nesnelerdir (tarak, giysi, makas, vs ). Yayılımda, vektör ve portör önemli rol oynamaktadır . - Vektör: Sinek, bit, kene, fare gibi bazı hayvanlar taşıyıcıdır, bunlara vektör denilir. - Portör: Bir insan ya da hayvan bir mikroorganizmayı vücudunda taşıdığı ve başkalarına bulaştırdığı ... Devamı

25 12 2009

Domuz gribiyle biten yaşamlar

415 ölü sayısı, 415 ayrı hikayeyi barındırıyor… 2009’un mart ayında Meksika’da insanlarda hastalık yapan yepyeni bir virüs ortaya çıktı. Domuzlarda oluşan virüslere çok benzediği için adı da hazırdı: Domuz gribi. Meksika dalgası gibi hızla tüm dünyaya yayılan griple ilgili olarak Dünya Sağlık Örgütü alarm zillerini çalmaya başlamış; tıp dünyası ayağa kalkmıştı. Yüksek ateş, öksürük, baş, vücut ve boğaz ağrısı, aşırı yorgunluk gibi belirtileriyle mevsimsel gripten farksızdı. Ama adı bile tüyleri diken diken ediyordu. Türkiye’de ilk domuz gribi vakasının kesinleşmesi ise televizyonlarda ‘son dakika’ anonsuyla duyurulmuş, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 16 Mayıs’ta, ABD’den Irak’a gitmek üzere İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yapan bir kişide domuz gribi virüsü belirlendiğini açıklamıştı. 24 Ekim’de de Türkiye’de domuz gribine bağlı ilk ölüm gerçekleşti. İşte o tarihten bu yana Sağlık Bakanlığı domuz gribi nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısını açıklıyor. 1, 5, 10, 100 derken sayı 415’e kadar yükseldi. 415! Kolayca söyleniyor, yazılıyor. Bu satırlar yazılırken de rakam sürekli artıyor. 415 sayısı, 415 ayrı hikâyeyi barındırıyor. 415 yaşamın sona erdiğini, geride yüzlerce yetimin, öksüzün kaldığını, hayatının baharında can veren insanların, geride bıraktıklarının acı ve gözyaşlarını haykırıyor. BÜLENT GÜNAL – GAZETE HABERTÜRK – YAZI DİZİSİ 1 Doğumdan 12 gün sonra domuz gribinden öldü MELİHA Mert, daha 38 yaşındaydı… Adapazarlı Meliha Mert, bir erkek çocuk dünyaya getirdikten 12 gün sonra domuz gribinden öldüğünde geride gözü yaşlı bir eş ve iki öksüz yavru bıraktı. Kenan Mert bir yandan eşinin yasını tutuyor, diğer taraftan da 7 yaşında bir kız ile bir aylık bile olmayan, annesinin kokusuna hasret bir bebeğe bakmaya çalışıyor. 32 yıllık aşçı Kenan Mert, 8 yıllık eşini kaybettiğine hâlâ inanamıyor: “Evlendikten bir yıl sonra kızımız dünyaya geldi; Hazal. Meliha, ikinci çocuğumuza hamile k... Devamı

25 12 2009

İlaca yanıt vermeyen domuz gribi!

Almanya’da domuz gribinin tedavisinde kullanılan Tamiflu adlı ilaca yanıt vermeyen ilk domuz gribi vakası tespit edildi. Munster Üniversite Hastanesi’nden yapılan açıklamada, virüsün ilaca dirençli hale geldiği bildirildi. Deutsche Welle’nin haberine göre, Munster Üniversitesi Hastanesi yetkilileri, domuz gribi teşhisiyle hastaneye kaldırılan bir hastaya uygulanan terapi kapsamında hastaya verilen tamiflu ilacının hiçbir etki yaratmadığının belirlendiğini söyledi. Yapılan açıklamada Tamiflu’nun herhangi bir etkiye sebep olmamasının, virüsün ilaca karşı duyarlılık kazandığının bir işareti olduğu belirtildi. Mikrobiyoloji uzmanları inceleme sonucunda virüsün, şu an domuz gribi tedavisi için kullanılan ilaçlara kısa sürede dirençli hale geldiğini tespit ettiklerini belirtti. Uzmanlara göre, söz konusu virüsün gelecekte nasıl bir değişim göstereceği henüz bilinmiyor. ... Devamı

16 05 2009

DİKKAT KAN ARANIYOR

Ege Üniversitesi'nde yatmakta olan taraftarımızın yakını için kan arıyoruz. İlgilenenler, 0530 668 40 13 No’lu telefona başvurabilir DİKKAT KAN ARANIYOR  Göztepe’mize gönül veren bir taraftarımızın kardeşi için kan arıyoruz. İzmir Ege Üniversitesi Hastesinde yatmakta olan hasta için gerekli olan kan grubu 0 (sıfır) Rh Pozitif'dir. Hasta'mızla ilgilenmek ve destek vermek isteyenler; için telefon numarası: 0530 668 40 13 Devamı

BSG Gazete ecep Tayyip ERDOĞAN BSG QNET PROMOSYON QNET PROMOSYON